Karer Kültür Ve Sanat Etkinliği Ve de Karerli Sanatçılarımıza Açık Mektup -3

15Değerli Karerliler ve Karer Dostları.
Daha önceki yazılarımızda kültür ve sanat etkinliğimizin önemini, anlamını toplumsal yaşamdaki etkisini kavradığımız oranda sizlere görüş ve önerilerimizi iletmeye çalıştık. Bu doğrultuda kullandığımız yöntemler, bir araya gelmek için öngördüğümüz beklentilerimiz, işleri nasıl ele aldığımız ve pratikte ortaya çıkan sorunlarımızı aşmak için neler yapabiliriz noktasında bizlerde kendi düşüncelerimizi ortaya koyduk. Eksik ve sistemsiz gördüğümüz çalışmaların tekrar ele alınarak bir sıçrama yapabileceğimize inanarak sizlere kültür ve sanat çalışmalarında güç olmayı, destek sunmayı kendi şahsımızda bir zorunluluk olarak gördük.Bu bahsettiğimiz beklentileri başarmanın zor olmadığını düşünüyoruz. Çünkü ele alığımız hususlar bizim toplumsal gerçekçiliğimizin vaz geçilmez ilkeleri olarak kendini bu şekilde hissettiriyor. Bu doğrultuda da işleri ele almamızın çerçevesini belirliyor. Karer kültür ve sanat etkinliğimizi bu yönüylü ele alıp fırsatları iyi değerlendirdiğimiz taktirde, o güzel coğrafyada, dağlarımızda, zozanlarımızda, kutsal ziyaretlerimizin yani, başında rahmetini doyarak içtiğimiz sularımızın bereketini geleceğimiz olan cocuklarımıza bir hayat olarak sunmayalim ki.
 
Bu gerçeğin hayat bulması hiçte zor bir düş değil, Mevcut kurumlarımız görev ve sorumluluklarını etkili, ilkeli bir şekilde yerine getirirse, bizlerde kurumlarımız içinde aktif sorumluluk alırsak bu gerceği başarabiliriz. Tabi çok sayıda kurumun olmasıda, yaratılmaı ile bu husus gerçekleşmez. Kurumlarımızın toplumsal sorunlar içinde sağlam bir yapıya kavuşturmak tanımlamak gittikçe bizler işin önem kazanmaktadır. Bu oluşuma gitmekte duyarlılık ve karşılıklı bağımlılık içinde parçaları bir bütünün içinde tamamlamakla olur .Her kurumun özgünlüğü dikkate alınarak bir çatı altında kendilerini formüle ederek bir araya gelinebilinir. Karer
kültür ve sanat etkinliğimizin çalışmaları içinde bu oluşumuda tartışıp kararlar almak bizce imkan dahilindedir. Bu birliği oluşturmak nasıl paylasım ve dayanışmayı insan vücudundaki organlar arası kan akışını sağlayan, bünyeyi bir ağ gibi saran damar ve liflere benzetiyorsak, bu damarların içinde dolaşacak olan kan görevi de  kültür yürütücüleri olan sanatçılarımızdır. Bu noktada en önemli görev ve sorumluluk ülkede ve yurtdışında yaşayan biricik sanatcilarımıza düşmektedir.
 
Karerli sanatçılarımızın bu bilinç içinde Karer kültür ve sanat etkinliğinde alacakları görev ve iş paylaşımı sadece söyleyecekleri türkülerle sınırlı olamaz, bizce bu durum sanatçı kişiliği ile ortaya çıkan kültür yürütücülerine yapılmış bir hakaret olacaktir ki, bu durumu sanatçılarımızın da kabül etmemesi gerekir. Belki sanatçılarımız bu konuda kimse bize birsey öğretemez diyebilir. Bu savunma refleksine karşı söylenecek tek söz; “biz sanatçılarımızdan birşey öğenmek istiyoruz“  olmalidir. Çünkü kültür ve sanat yürütücüleri toplumsal yaşamı en iyi yönlendiren, besleyen ve sorgulayandır. Kişilerin yaptığı ise; verilen ismin kendisidir.Yani öncü ve reyber konumundadırlar. Sanatçılarımız  halkla ilişkilerinin koptuğu, halkla bütünleşme anlarının sadece sahne üzeri ile sınırlandığı bilinmektedir. Fakat Karer kültür  ve sanat etkinliğimize baktığımız zaman, oluşan yapının içinde ne bir sanatçımız var nede onca olumsu-
zluğa bir cıt çıkartma var. Burada çok ters bir durum var. Kültür ve sanat etkinliği altında yapılan aktiviteler sanatçılarımız ve kültür yürütücülerinin işidir. En azından sanatçı arkadaşlarımız “Kültür ve Sanat Komisyonu” adı altında bir araya gelerek  Karer kültür ve sanat etkinliğinde aktiv, öncü rol alıp iş paylaşımında söz sahibi ve ortağı olmak zorundadir. Biz bu gerçekliğe sanatçı kimliği diyoruz. Sanatcçılarımız öncü olacaklari için en doğru kültürel değerlerimize ve bu değerleri halkı ile bütünleştiren, öze kavuşturulmasında  birinci derecede sorumludurlar. Oysa sanatcilarımız mevcut yeteneklerini konuştursa ve bu doğrultuda kollektif bir çalışmayı esas alıp Karerli sanatcılar olarak bir araya gelse, bir çok sorunumuzun çok rahat aşılacağına inaniyoruz.

Sanat ve kültür alanı bencil, bireyci sadece kendisini popülaritesini düşünen ya da yaptığı sanatı maddi olguyla ele alınmasını sağlayan düşünce kesinlikle Karere ait değildir. Bu eğilim kültür üzerinden bir halkı vurup, soyup yok etmek isteyen egemenlerin zihniyetidir. Her olgu ve olay ticaret konusu yapılabilir, ama kültür ve sanat ticaret konusu olamaz. Ne var ki kapitalist sistemin kar, çıkar konusu yapmadığı hiç bir değer kalmamıştır.

Tabi ki kültür ve sanat insanlarıda yaşamını sürdürecek, ac, susuz kalmıyacaktır. Bu husus yerine ve zamanına göredir. Söz konusu Karer kültür ve sanat etkinliği olduğunda burada sanatçı arkadaslarımız üstün fedakarlık örneğini sergilemelidirler. Sanatçının kendi yaşamını ve sanatını sürdürmesinin karşılığı olabilir. Bu ayrı bir şeydir. Karer kültür ve sanat etkinliği içinde alım satım yada pazar için bir üretim söz konusu değildir. Hic kimse sanatçı aç kalsın demiyor. Sanat ve kültür ürünleri alım-satım konusu yapılmaz deniliyor. Karer kültür ve sanat
etkinliğini organize eden arkadaslar sanatçı konusunda çok hatalı davrandıklarını düsünüyoruz. Bu husus av-kar kurumumuz için de böyledir. Aldığımız duyumlara göre filan sanatçı şu kadar istemiş, bilmem dışardan gelen sanatçı  çok istiyor diye hayıflanıyorlar. Kapitalist sistemde her şey alım-satım konusu yapılır. Biz Karer kültür ve sanat etkinliğimizi yapıyoruz. Bir sanatçıyı etkinliğe katmak istediğimiz zaman  ne kadar istiyor, değeri ne kadardır diyor ve ölçüyü karşılığında vereceği para olarak görüyor. Bu yozlaşmaysa kültürü alım-satım konusu yapma en büyük yozlaşma ve çürümedir. Bir kültürü organize eden ile kültür ve sanat insanı kültür yaparken bunu pazarlar duruma düşmemelidir. Böyle bir yaklaşım, Karer kültürünü ve sanat insanını düşüren bir yaklaşımdır. Ikinci bölümde şu gerçeği ifade ettik:

 

Karer toplumunun temel özelliklerine bağlı kalmak şartıyla kendimizi koruyabiliriz. Karer toplumu yerleşik yaşamını sürdürürken yapılan dayanışmalardan hangi bir insanımız maddi bir talepte bulunmuş yada kendi bireysel çıkarını düşünmüş?. Bulamayız, çünkü; bu tür insan Karerde hiç bir zaman yaşamamıştır.
Son  Söz.
Karer birliğini oluşturmaya yönelik yapılan her çalışmanın en yakın takipçisi olmak;sadece yazılan yazıları okuyup yorumlamak olmamalıdır. Ve diyoruz ki: Sadece yapılan her yanlışlarda su yüzüne çıkmak için eleştirerek değil, verilen her emekte yer alarak emin adımlarla birlikte yürümesini mutlaka sağlamalıyız. Bu vesile ile dayanışmanın en güzel örnekleriyle bizlere ‘klavuz’ olacak olan dernelerimize ve de yönetimlerine sahip çıkarak, özgüvenimizi de tazelemiş olacağız.
Saygılarımızla
Xemetkan Karer.

 

Okuyucuya önemli not:
Bize ulaşan  bu yazının önceki bölümleri  av-kar.org sitesinde yayınlandı.Sitenin bir süre daha kapalı kalacağını düşünerek, yazının son bölümünü bekletmeden Karer sitelerimizde sizlerle paylaşmayı üstümüze düşen vazife olarak gördük..
Sayılarımızla.

Av-Kar site yönetimi..

Yorum yapın